Müze
objelerinin korunmasında karşılaşılan pek çok sorunun kaynağını oluşturan su
ortamda en yaygın biçimde nem halinde bulunmaktadır.Nemin varlığı kadar
yokluğunn da tahribata yol açtığı bilinmekte, aşırı kuru ortam koşullarında
özellikle organik objelerde çatlama , deformasyon ve küçülmeler şeklinde
bozulmalar görülmektedir.Bunun yanı sıra, kompozit objelerde bir arada
kullanılan ve farklı niteliklere sahip malzemenin neme karşı tepkilerinin
farklı olacağı göz önüne alındığında, tahribat derecesinin büyüyeceği
kesindir.Bu nedenle ortamdaki nem oranını kontrol altında tutabilmek için ilk
yapılması gereken nem düzeyinin ölçümüdür.
Nem, havada
gaz halinde bulunan suya verilen isimdir.Verilen hacim hava içindeki suyun
ağırlığı şeklinde belirtilir ve mutlak nem olarak isimlendirilir.Su buharı
ortamdan dışarı çıkmaz ya da ortama su
buharı girişi olmazsa bu değer değişmez.Ancak hava ısıtıldıkça taşıyabileceği
su miktarı artar.Öte yandan belli bir sıcaklıkta birim havanın taşıdığı ve
taşıyabileceği su buharı miktarı arasındaki ilişkiye dayanan bağıl nem, bu iki
nem ölçümünün birbirine oranlanması sonucunda elde edilen değerin yü<de
şeklinde ifade edilmesiyle ortaya çıkar.
Doyma
noktasında bağıl nem %100'dür.Hava belirli bir sıcaklıkta taşıyabileceğinin
yarısı kadar su buharı içeriyorsa bağıl nem %50'dir.Buna göre ortamdaki su
buharının sabit kalması koşuluyla sıcaklık yükseldikçe bağıl nem düşecek,
sıcaklık düştükçe bağıl nem yükselecektir.
Müze
objelerinde koruma ve nemlenmenin gerçek nemden bağımsız olduğunu ve bağıl
nemin etkisiyle gerçekleştiğini deneylerle kanıtlamak mümkündür.Nemli
ortamlarda metal objeler korozyona uğrar,pişmemiş toprak eserler yumuşar ve
dağılır, organik malzemeler şişer, dokuları zayıflar, üzerlerinde
mikrobiyolojik bozulma görülür.Buna karşılık kuru ortamlarda pişmemiş pişmemiş
toprak toz haline gelir, organik malzemeler çeker ve küçülür, sertleşir ve
kırılganlaşır.Tuz içeren taş ve pişmiş toprak objeler ile bazı camlar da nem
değişimlerine karşı duyarlıdır.Öte yandan yüksek nemin doğrudan etkisine ek
olarak, diğer bozulma nedenlerini pekiştirici nitelikte olduğu da görülür.Çünkü
suyun varlığı kimyasal ve biyolojik etkinliği olağan kılar.Eserlerin dış
duvarlara ya da zemin döşemelerine doğrudan değmemesi sağlanırsa, sorunun
çözümü havadaki nemin denetimi ile sağlanabilir.Bu nemin ise yapı içinde ve
dışında çeşitli kaynakları vardır.
Su ortamda
sıvı ve gaz halinde bulunmaktadır.Sıvı halden gaz haline geçiş buharlaşma, gaz
halinden sıvı hale geçiş ise yoğuşma olarak adlandırılmaktadır.Havadaki nemin
oluşumu değişik kaynaklara bağlıdır.
Dış
kaynaklar: Yağmurlu iklim ve mevsimler, yakın çevredeki su kaynakları ve müze
bahçesinde biriken suyun buharlaşması.
Duvarlar ve
Çatı: Su boşaltım sistemindeki arızalar,duvar içerisindeki kılcal kanallar
yoluyla su emilimi
Müze
içindeki kaynaklar: Aşırı ıslak paspasla yapılan zemin temizliği,çok kalabalık
ziyaretçi gruplarının nefesleri ve terlemesi,müze içerisinde yetersiz ısıtmadan
kaynaklanan yoğuşma, onarım gerektiren ve su sızıntısına yol açan su ve ısıtma
tesisatı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder