18 Ekim 2016 Salı

Bakir ve alasimlarinda gorulen bozulmalar

Doğada serbest halde bulunan bakır, insanın ilk kullandığı madenIerden biridir. Saf haldeyken yumuşak olduğundan kolaylıkla işlenir. Fakat bu yumuşaklığından dolayı dayanıksızdır. Bakıra sertlik ve dayanıklılık vermek amacıyla içine başka metaller katılarak bakır alaşımları elde edilmiştir. Yaklaşık olarak M.Ö. 3500 yıllarında yumuşak metal halindeki bakıra kalay katılarak tunç (bronz), yine bakıra çinko karıştırılarak pirinç gibi alaşımlardan; paralar ve çeşitli eşyalar yapılmıştır.

KLORÜRLER: Endüstri alanlarında, deniz kenarlarında bulunan bakır ve alaşımları üzerinde görülen bozulmalar Atmosferdeki fazla klorür gazının nemli ve oksijenli ortamda metale etki etmesinden dolayı meydana gelirler (Klorür).Bakır önce klorürle birleşerek Bakır bir Klorürü oluşturur .Bakır bir Klorür atmosferdeki nem ve fazla oksijenle reaksiyona girip Bazik Bakır Klorürü meydana getirir. Bu Bronz hastalığı denilen PARATAKAMİT adı altında açıklanır. Ve zümrüt yeşili rengindedir.
Paratakamit örneği

Ayrıca atmosferde oluşan klorür gazı ile suyun birleşmesinden meydana gelen zayıf da olsa klorür gazı ,klorür asidi, oksijenin bulunduğu ortamda metalik bakırla reaksiyona girerek Bakır bir Klorürü oluşturur. Bu bir tür bakır hastalığıdır ve yeşil renktedir. Yine oksijenli ortamdaki Klorür asidi rutubetli ortamda Bakır Oksitle reaksiyona girip Bazik bakır klorürü oluşturur.
Ayrıca klorür asidi rutubetli ortamda Bazik bakır karbonatla reaksiyona girip yine bakır hastalığı olan Bazik bakır klorürü oluşturur. Bu oluşumların tekrarlanmasıyla bozulmalar süreklilik kazanır. Toprak altındaki eserlerde de çevrede klorür bulunduğunda atmosferdeki gibi bozulma olur. Bu yüzeyde hızlı derinde yavaştır.
SÜLFATLAR: Endüstri alanlarında ve yoğun yerleşme yerlerindeki atmosferdeki normalin üstündeki Kükürt Dioksit, oksijenli ve rutubetli ortamda Bakırla reaksiyona girerek önce Bakır Bir Oksidi daha sonra Bazik Bakır Sülfatı oluşturur. Bakır Bazik Sülfat genellikle yeşil renktedir. Toprak altında görülmez.
SÜLFÜRLER: Endüstri alanlarında ve bataklık bölgelerde bulunan Kükürtlü Hidrojen gazı Bakır eserlerle bir arada bulunduğunda yüzeyde siyah bir tabaka oluşur. Ancak Kükürt Hidrojen Bakırlara Kükürt Di Oksitten daha az etki eder. Ayrıca ortamda rutubetin bulunması halinde Bazik Bakır Sülfat meydana gelir.
NİTRATLAR: Endüstri alanlarında Amonyak gazının bulunduğu zamanlarda Bakır Nitrat meydana gelir. Ayrıca ortamda Kükürt Di Oksit su ve Oksijeninde yer alması halinde önce Amonyum Sülfat oluşur, daha sonra Amonyum Sülfat Bakırla reaksiyona girerek korozyon yapıcı olan yeşil kristalli Bakır Nitratı ve Bakır Sülfatı meydana getirir. Atmosferde Nitrik asit oluşturan Azot Di Oksit ,su ve Oksijenin bulunduğunda bakırların yüzeyinde bakırların yüzeyinde Bazik Bakır Nitrat oluşur.

KARBONATLAR: Atmosferde oksijen, azot, az miktarda argon ve değişik miktarlarda Karbon Di Oksit ve nem vardır. Bu arada Karbon Di Oksit ve nemin normalin üzerinde olması halinde bunlar bakır oksitle reaksiyona girerek Bazik Bakır Karbonatı oluşturur. Bunlardan MALAHİT yeşil, AZURİT mavi renklidir.

Mikroskop altında azurit görünümü
malahit örneği



17 Ekim 2016 Pazartesi

Demir

Nemli havalarda kolaylıkla paslanan, meteoritlerde doğal olarak bulunan ve birçok volkanik taşla bir arada olan metalik bir element olan demir en fazla kullanılan metaldir.
M.Ö. 2000lerde aletler ve silahlarda bronzun yerini demirin aldığı Demir Çağı başlamıştır. Bu değişimin nedeni, bir miktar karbonla alaşımlandığında demirin bronzdan daha sert, daha sağlam olması ve daha keskin bir ağza sahip olmasıdır.

Demir


Demir Objelerde Görülen Bozulmalar
Oksitler: Demirde görülen en yaygın korozyon (bozulma) Kırmızı-Kahverengi Pas olan Demir Hidroksit ve Sulu Demir Oksit karışımıdır. Ayrıca atmosfer etkisi altında kalan demirin yüzeyinde kırmızımsı bir oksidasyon tabakası olan yine sulu demir oksit meydana gelir. Bu pasın oluşması için (oksidasyonu) ortamda oksijen, nem ve karbondioksitin bulunması gerekir.
Klorürler: Endüstri alanlarında ve deniz kenarlarında atmosferdeki klorür tuzları demir yüzeyinde demir klorürü oluşturur. Nem çekici bir tuz olan Demir Klorür atmosferdeki rutubeti emerek demir hidroksiti ve klorür asitini meydana getirir.
Sülfürler: Endüstri alanlarında ve bataklıklarda bulunan kükürtlü hidrojen, oksijenli ortamda demire etki ederek yüzeyde koyu renkli demir sülfür oluşmasına yol açmaktadır.
Aseti Asit: Demir eserler meşe türünden ahşap bir depoda saklanırsa, Meşenin yaydığı gaz buharlan demire etki ederek bozulmalara neden olur.
Galvanik Bozulmalar: Demir başka bir metalle bir arada kullanıldığında Örn: Diğer bir metalle yapılan kenetlerde, kurşunla bronzla bakırla bir arada kullanılması gibi durumlarda galvanik bozulma olur.

Demir Objelerin Temizlik ve Koruma Yöntemleri
            Geleneksel temizleme ve stabil hale getirme yöntemleri dört ana işleme dayandırılmaktadır:
Elektrolitik redaksiyon : %5’lik NaOH (sodyum hidroksit) ve çinko yaprakları veya asetik asit, amonyum klorür, saf su ve alüminyum tozu karışımı ile yapılırdı. Isı ile yapılan uygulamalarda yaygındır.
Elektrokimyasal temizleme : Bir eserin korozyonu yalnızca yüzeyde olup özü sağlamsa Bakırda olduğu gibi Sodyum Hidroksit ve Çinko ile eserin yüzeyindeki korozyon tabakası indirgenir. Eser altlı üstlü çinko parçacıkları ile damıtık suda % 10-20 arası Sodyum Hidroksit içerisinde yaklaşık iki saat kaynatılır. Çinko sıcak Sodyum Hidroksitte çözülerek Sodyum Zinkat ve Hidrojeni oluşturur. Hidrojen korozyon tabakalarından Ferrik Asit ve Ferrik Klorür ile reaksiyona girer ve bunun sonucunda eserde yalnız demir kalır.
Kimyasal temizleme : %10 sodyum hexametafosfat,%5 oksalik asit,%5 amonyum asetat ile yapılır.  Devamlılık gösteren yüzey birikintilerine sahip objelerde, bu tabakayla çok daha hızlı bir reaksiyona girecek EDTA gibi 7.5 pH’a sahip disodyum tuzu kullanılabilir.

Mekanik temizleme : En yaygın olarak kullanılan yöntemdir. Demir bir obje temizlenmeden önce metalin durumu incelenmelidir, radyografi çok yararlı bir metot olmasına karşın her zaman sağlanamamaktadır. Demir çekirdeğin varlığı bir “mıknatıs” yardımı ile anlaşılabilir veya korozyon tabakasına metal iğnelerle sondaj yapılır; ancak bu  tahrip edici olabilir. Bozulma tabakasının kalınlığını bilmek gerekir, çünkü objenin orijinal yüzeyi her zaman metal çekirdeğinden oluşmaz, masif bozulma tabakası içinde de yer alıyor olabilir.